Ketojenik Diyet Nedir?
Ketojenik diyet (KD), ilk olarak 1921 yılında Russel Wilder tarafından pediatrik epilepsi tedavisinde kullanılan; yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve yeterli protein içeren bir beslenme modelidir. Klasik ketojenik diyette enerjinin yaklaşık %70’i yağlardan, %25’i proteinden ve %5’i karbonhidratlardan sağlanır. Karbonhidrat alımının ciddi şekilde azaltılmasıyla vücudun temel enerji kaynağı glikozdan yağ asitleri ve keton cisimciklerine doğru değişir.
Ketojenik Diyetin Metabolik Etkisi
Karbonhidrat alımının yaklaşık 50 g/günün altına düşmesi insülin düzeylerinin azalmasına ve glikojen depolarının tükenmesine neden olur. Bunun sonucunda glikoneogenez ve ketogenez aktive edilir. Yağların parçalanmasıyla oluşan yağ asitleri karaciğerde keton cisimciklerine dönüştürülür. Ketonlar kan-beyin bariyerini geçerek beyin, kalp ve kas dokularında enerji kaynağı olarak kullanılabilir.
Ketojenik Diyet Türleri
Ketojenik diyetler yağ, protein ve karbonhidrat oranlarına göre farklılık gösterir. Klasik ketojenik diyetin yanı sıra Modifiye Atkins Diyeti (MAD), Düşük Glisemik İndeks Tedavisi (LGIT) ve Orta Zincirli Yağ Asidi (MCT) diyeti kullanılmaktadır. MAD’de protein, sıvı ve enerji kısıtlaması daha sınırlıyken; LGIT daha fazla düşük glisemik indeksli karbonhidrat ve protein tüketimine izin verir. MCT diyeti ise daha düşük yağ ve daha yüksek protein-karbonhidrat içeriğiyle uygulanabilirliği artırmayı amaçlar.
Kullanım Alanları
Ketojenik diyet özellikle dirençli epilepsi tedavisinde kullanılan bir beslenme yaklaşımıdır. Bunun yanında Parkinson ve Alzheimer hastalıkları, travmatik beyin hasarı, PKOS, obezite, astım ve bazı nörolojik, kronik solunum ve kalp hastalıklarında terapötik etkileri üzerine çalışmalar bulunmaktadır. Bununla birlikte bazı hastalıklardaki etkinliği ve mekanizmaları tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir.Bu sebeple de mutlaka uzman kontrolünde, hekim ve diyetisyen takibiyle ve de yönlendirmesi ile uygulanması gereken bir diyet modeli diyebiliriz.
Yan Etkiler ve Kontrendikasyonlar
Ketojenik diyetin uzun dönem etkilerine ilişkin literatürün sınırlı olduğu belirtilmektedir. Kısa dönemde bulantı, kusma, baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi, uykusuzluk, egzersiz toleransında azalma ve konstipasyon görülebilir. Hipertrigliseridemi, hiperkolesterolemi, hipoglisemi, hipoproteinemi, hipomagnezemi ve hiponatremi gibi komplikasyonlar da ortaya çıkabilir. Uzun dönemde ise osteopeni, böbrek taşları, kardiyomiyopati, sekonder hipokarnitinemi ve demir eksikliği anemisi bildirilmiştir.
Gebe ve emziren kadınlar, diyabet hastaları, çocuk ve adölesanlar, böbrek hastaları, kırık riski bulunan yaşlılar, ketoasidoz öyküsü veya riski olan bireyler ile dehidratasyonu bulunan kişilerde uygulanması sakıncalı olabilir. Pirüvat karboksilaz yetersizliği ve porfirya ise kesin kontrendikasyonlar arasında bildirilmiştir. Bu nedenle diyetin sağlık profesyoneli gözetiminde uygulanması önemlidir.
Besin İçeriği ve Takviyeler
Ketojenik beslenmede et, balık, yumurta, tam yağlı süt ürünleri, yeşil yapraklı ve toprak üstü sebzeler, yağlı tohumlar, düşük glisemik indeksli bazı meyveler, zeytinyağı, avokado ve MCT ürünleri tercih edilebilir. Tahıllar, şeker içeren ürünler, yüksek karbonhidratlı meyveler, patates ve baklagiller ise sınırlandırılır veya diyetten çıkarılır.
Karbonhidrat içeren besinlerin sınırlandırılması nedeniyle bazı vitamin ve minerallerin alımı yetersiz kalabilir. Özellikle B vitaminleri, kalsiyum ve D vitamini açısından yetersizlik görülebileceğinden gerekli durumlarda takviye desteği değerlendirilebilir.
Sonuç Olarak;
Ketojenik diyet, karbonhidrat kısıtlaması sonucunda keton cisimciklerinin enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlayan metabolik bir beslenme modelidir. Özellikle dirençli epilepside önemli bir kullanım alanına sahip olmakla birlikte farklı hastalıklardaki potansiyel etkileri araştırılmaya devam etmektedir. Yan etkileri ve uzun dönem güvenliliğine ilişkin belirsizlikler sebebi ile kişiye özgü değerlendirme ve sağlık profesyoneli gözetimi gerektiren bir beslenme yaklaşımıdır.Uzmana danışmadan uygulanması sakıncalı olabilecek bir diyet modeli olabilir.